Büyükada Rum Yetimhanesi


Tarihi ve doğal güzellikleri ile dünyadan her yıl milyonlarca turist çeken İstanbul, bu güzelliklerinin yanında mimari yapıları ile de ayrı bir çekim merkezi. Boğaz boyunca sıralanmış yalıları, tarihi mahalleleri ile her ne kadar insanları büyülese de, terk edilmiş ve çökmeye yüz tutmuş binaları ile de görenlerin kalbini acıtmaya devam ediyor. İstanbul'un çeşitli mahallelerine yayılmış bu binalar arasında Büyükada'da bulunan Büyükada Rum Yetimhanesi, bu yapıların en ünlüsü. Beyoğlu'nda bulunan Saint Pierre Han, Beşiktaş'ta bulunan Zafir Konakları, Sarıyer sahilindeki Rus Elçiliği Yalısı, İtalyan Konsolosluğu Yazlığı bu önemli yapılardan bir diğerleri.

Yetimhanenin Tarihi 

Avrupa kıtasının en büyük ahşap binası olarak Fransızlar tarafından 1898-1899 yılları arasında binanın mimarı olan Alexandre Vallaury'nin çalışması ile casino-otel olarak inşa edilen binanın yapımında tamamen ahşap malzemeler kullanıldı. Ana ve yan bölümleri olan yetimhane 3 bölümden oluşuyor. Yan bölümleri 6, ana bölümleri ise 5 katlı. Ancak casino-otel anlayışı Osmanlı Devleti'nin örf ve adetleri ile ters düştüğü için bina amacına uygun hizmet edemedi. Satışa çıkarılan yapıyı Andreas Syngros Vakfı, binayı Balıklı Rum Yetimhanesi'ne devretmek için 15 bin Osmanlı parası karşılığında satın aldı. Vakfın bu davranışına katkıda bulunmak için Osmanlı Sultanı 2.Abdülhamit, 180 bin Osmanlı parası bağışladı ve üstüne ferman yayınlatarak binayı Balıklı Rum Hastanesi'nde barınan kimsesiz Rum çocuklarına hizmet verilmesi için Rum Patrikhanesi'nin yönetimine verdi.


Yetimhanenin altı katlı yan bölümü
Kullanımına 21 Mayıs 1903'te başlanan, 15 personeli olan görkemli yetimhanenin 206 odası, büyük bir mutfağı ve yatakhanesi vardı. Aynı zamanda içinde ilkokul ve meslek okulları barındırıyordu. Dünyanın en büyük ahşap binası ve dünyanın ilk çok katlı ahşap yapısı olduğu iddia edilen binaya 1960'lı yıllarda yaşanan Kıbrıs olayları nedeni ile el konulduktan sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredildi. Müdürlük, yetimhaneyi 21 Nisan 1964'te ansızın kapattı. O dönemde, yetimhanede eğitim gören ve barınma ihtiyacını karşılayan 163 çocuk, Büyükada'nın kilisesi Aghios Nikolaos'a gönderildi.

Bina, 1. Dünya Savaşı döneminde de kimsesiz çocuklara hizmet edemedi. Savaş sırasında, kimsesiz çocuklar Heybeli Ada'da bulunan başka bir yetimhaneye nakledilmişti ve binaya Kuleli Askeri Okulu öğrencileri yerleştirilmişti.


Yetimhanenin arka yüzü
Ulaşım
İstanbul adalarının en büyüğü olan Büyükada'da bulunan yetimhane, tırmanması zahmetli bir tepede bulunuyor. Yetimhaneye ulaşmak için çeşitli yollar mevcut. Yürüyebilir, bisiklet kiralayabilir veya at arabası tutarak gidebilirsiniz. Yetimhanenin içine giriş yasak ancak bekçiden izin alarak yetimhanenin bahçesini gezmek mümkün. Aynı zamanda yetimhane, adanın en yüksek bölgesinde bulunan Aya Yorgi kilisesinden de görülebiliyor. Büyüleyici güzelliği ve büyüklüğü ile Büyükada'nın en meşhur iki yapısı olan Rum Yetimhanesi ve tarihi Aya Yorgi kilisesi, adanın doğal güzelliklerine tarihi ve mimari güzellik de katıyor. 


Aya Yorgi Kilisesi'nden yetimhanenin manzarası

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zafir Konakları

Terk Edilmiş Değerler

Yedikule Zindanları